İÇİNDEKİLER
Google'da bu soruyu arayan bir üreticinin karşısına genellikle aynı sekiz on isim çıkıyor, ama hiçbiri yan yana konmuş halde çıkmıyor. Her platform kendi sayfasında iyi görünür. Hangisinin gerçekte ne iş gördüğü, yıllık kaça mal olduğu, hangi ürün profilinde işe yaradığı ve nerede tıkandığı o sayfalarda yazmaz. Bu rehber o karşılaştırmayı yapıyor.
Baştan bir uyarı gerekiyor. Aşağıdaki platformların çoğu fiyatını yayımlamıyor. Alibaba'nın kendi satıcı sayfası bile paket bedelini göstermek yerine iletişim bilgisi bırakmanızı ve satış ekibinin sizi aramasını istiyor. Kompass ve Europages'in ücretli görünürlük ürünlerinde durum aynı. Bu yüzden yazıda kesin rakam verebildiğim yerde rakamı yazdım, veremediğim yerde neden veremediğimi ve teklifi hangi sorularla isteyeceğinizi yazdım. İnternette dolaşan eski TL fiyatlarını tekrarlamak kimseye yaramıyor.
İhracatta müşteri bulmak için hangi siteler kullanılabilir?
Ortada tek bir site kategorisi yok, birbirinden farklı iş gören dört aile var. Birincisi küresel B2B pazaryerleri: Alibaba, Europages, Kompass, ExportHub gibi dünya çapında tedarikçi listeleyen siteler. İkincisi Türkiye merkezli ihracatçı platformları ve dikey pazaryerleri: TurkishExporter ve belirli bir ticaret koridoruna odaklanan daha küçük siteler. Üçüncüsü ithalatçı veri tabanları: Trade Atlas gibi gümrük ve konşimento kayıtlarını satan servisler, ki bunlar pazaryeri sayılmaz. Dördüncüsü kamu kanalı: Ticaret Bakanlığı'nın Kolay İhracat Platformu, Dış Talepler Bülteni ve İhracatçı Birlikleri.
İhracata yeni başlayanların en sık yaptığı hata bu dört aileyi aynı şey sanmak. Pazaryerinde alıcı size gelir, veri tabanında siz alıcıya gidersiniz. İlkinde beklersiniz ve teklif yazarsınız, ikincisinde liste alır ve soğuk temas kurarsınız. Bunlar farklı beceri, farklı zaman ve farklı ekip gerektiriyor. Ayda beş saat ayırabilen bir firmanın veri tabanı satın alması genellikle boşa gider, çünkü listedeki iki bin firmaya ulaşacak kişi yoktur.
Sıralama açısından mantıklı yol şu: önce ücretsiz olan kamu kanallarını ve ücretsiz profil açılabilen platformları kurun, çünkü bunların maliyeti sadece zaman. Üç ay boyunca hangi kanaldan kaç gerçek talep geldiğini sayın. Ondan sonra parayı, talep geldiğini gördüğünüz tek bir platformda yoğunlaştırın. Bütçeyi baştan üç platforma bölmek, hiçbirinde görünür olamamanın en garantili yolu.
Küresel B2B pazaryerleri: Alibaba, Europages, Kompass, ExportHub
Bu grubun ortak mantığı basit. Firma profili ve ürün ilanı açarsınız, platform sizi arama sonuçlarında listeler, alıcı sizi bulur veya bir talep açar ve siz teklif verirsiniz. Ücretsiz katmanda genellikle listelenirsiniz ama sıralamada geride kalırsınız ve alıcının iletişim bilgisine erişiminiz kısıtlanır. Ücretli katmanın sattığı şey görünürlük ve temas hakkı. Rekabet yoğun olduğu için fiyat baskısı da yüksek, özellikle Çinli tedarikçilerle aynı listede göründüğünüz kategorilerde.
Alibaba.com
Hacim olarak en büyüğü ve arama trafiği en yüksek olanı. Türk üreticiler için asıl faydası, alıcının zaten aradığı yerde bulunmak. Ücret modeli yıllık üyelik: platform kademeli paketler satıyor ve üstüne reklam, vitrin ürünü, ek ürün kotası gibi kalemler ekleniyor. Kamuya açık kaynaklarda yıllık paketler için yaklaşık bin dört yüz dolar ile altı bin dolar arasında değişen rakamlar geçiyor, ancak Alibaba resmi satıcı sayfasında fiyat yayımlamıyor ve teklifi satış ekibi veriyor. Bu yüzden tek doğru yol yazılı teklif istemek.
Alibaba'da sık atlanan iki kalem var. Birincisi Verified Supplier statüsü: bu bağımsız denetim şirketinin fabrikanızı incelemesiyle geliyor ve üyelik bedelinden ayrı ücretlendiriliyor. İkincisi reklam bütçesi. Alibaba içi arama reklamı olmadan yeni açılan bir mağazanın ilk aylarda görünmesi zor, dolayısıyla üyelik bedeli gerçek maliyetin tamamı olmuyor. Geçmişte TOBB, Halkbank ve Vakıfbank ortaklığıyla Türk firmalarına yönelik üyelik destek programları duyuruldu; böyle bir program hâlâ açıksa maliyetiniz ciddi biçimde düşer, bu yüzden bağlı olduğunuz odaya sormakta fayda var.
Zayıf yanı: kategori kalabalığı ve fiyat rekabeti. Alıcı aynı ürün için otuz tedarikçiden teklif topluyor ve karşılaştırma çoğunlukla birim fiyat üzerinden yapılıyor. Kalite, sertifika ve teslim güvenilirliği farkınızı anlatabildiğiniz ürünlerde iyi çalışıyor, standart emtiada zorlanıyor.
Europages
Avrupa merkezli, Visable grubuna bağlı B2B dizin. Güçlü tarafı çok dilli görünürlük: profiliniz çok sayıda Avrupa dilinde yayımlanıyor ve Google'da uzun kuyruk aramalarda öne çıkıyor. Ücretsiz temel kayıt mümkün, ücretli premium profil daha fazla ürün, daha iyi konum ve iletişim erişimi veriyor. Fiyat yayımlanmıyor, satış ekibi ülkeye ve pakete göre teklif veriyor.
Kime uyar: Avrupa pazarına da satmak isteyen, ürün gamı geniş, katalogla anlatılabilen firmalar. Afrika hedefliyorsanız beklentinizi ayarlayın, Europages'in alıcı tabanı ağırlıkla Avrupa. Frankofon Batı Afrika'dan gelen bazı alıcılar Fransızca profilleri buluyor, ama bu ana akım değil. Zayıf yanı, gelen temasların önemli bir bölümünün fiyat sorgusundan öteye geçmemesi ve platformun talep akışı yerine dizin mantığıyla çalışması.
Kompass
Kompass daha çok firma veri tabanı olarak biliniyor. Ücretsiz temel kayıt açabilir, sektör kodlarına göre listelenebilirsiniz. Ücretli tarafta görünürlük artırıcı ürünler ve satın alma ekiplerine yönelik veri servisleri satılıyor, fiyatlar yine yayımlanmıyor. Türk üretici açısından pratik değeri sınırlı ama sıfır değil: kurumsal alıcıların ve satın alma müdürlerinin tedarikçi tarama yaparken hâlâ baktığı yerlerden biri. Ücretsiz kaydı doğru sektör kodlarıyla açıp bırakmak makul, ücretli pakete geçmeden önce üç ay boyunca gelen temas sayısını ölçmek daha makul.
ExportHub ve benzeri ikinci kuşak pazaryerleri
ExportHub, Standard, Gold ve VIP gibi kademeli üyelikler satan, ağırlıkla Güney Asya kaynaklı tedarikçilerin yoğun olduğu bir pazaryeri. Fiyatı sitede net biçimde yayımlanmıyor, kayıt sonrası satış temsilcisi arıyor. Bu kategoride onlarca benzer site var ve hepsinin ortak riski aynı: platformun kendi trafiği düşükse, satın aldığınız şey görünürlük değil sadece bir profil sayfası. Ödemeden önce platformun aylık ziyaretçi verisini, alıcıların hangi ülkelerden geldiğini ve bir talebin kaç tedarikçiye dağıtıldığını yazılı olarak isteyin. Cevap vermiyorlarsa cevabınız da nettir.
Türkiye merkezli platformlar ve ithalatçı veri tabanları
Bu grup iki farklı işi görüyor. Türkiye'ye özgü ihracatçı platformları, ülke ismiyle arama yapan alıcının önüne çıkmanızı sağlıyor. Veri tabanları ise gümrük kayıtlarından üretilmiş ithalatçı listeleri satıyor. İkisini karıştırmamak lazım, çünkü biri sizi bulunur yaparken diğeri size ev ödevi veriyor.
TurkishExporter
Türk ihracatçılarını yabancı alıcıya listeleyen, uzun süredir çalışan bir platform. Üyelik paketleri satıyor ve alıcı taleplerine erişimi kendi içinde bir kredi birimiyle yönetiyor: platformun tanımına göre seçtiğiniz sektör ve kategori içindeki bir satın alma talebini görmek daha az kredi, kapsam dışındaki bir talebi görmek belirgin biçimde daha fazla kredi harcatıyor. Bu model, kategori seçiminizi doğru yapmanızı zorunlu kılıyor. Yanlış kategori seçen firma kredisini alakasız taleplerde tüketiyor.
Ücretlendirme ve kredi karşılıkları dönem dönem değiştiği için satın almadan önce güncel paket sayfasını kendi gözünüzle görün ve şu üç şeyi sorun: paket içinde kaç kredi var, kredi süresi dolduğunda devrediyor mu, aynı talep kaç firmaya birden satılıyor. Üçüncü soru en önemlisi. Bir talep otuz firmaya birden açılıyorsa krediyle aldığınız şey bir ayrıcalık sayılmaz; sıradaki otuzuncu teklif olma hakkını satın almış olursunuz.
Trade Atlas ve gümrük verisi satan servisler
Trade Atlas'ı pazaryeri saymak yanlış olur; sattığı şey ithalatçı istihbaratı. Konşimento ve gümrük kayıtlarına dayanarak hangi firmanın hangi üründen ne kadar ithal ettiğini, hangi tedarikçiden ve hangi tarihte aldığını gösteriyor. Doğru kullanıldığında çok güçlü: rakibinizin Nijerya'daki alıcısını, sevkiyat sıklığını ve tonajını görebilirsiniz. Yıllık abonelik modeliyle satılıyor, fiyat pakete ve kapsanan ülke sayısına göre değişiyor, sanayi odaları zaman zaman üyelerine indirimli kampanya duyuruyor.
Asıl maliyet abonelik bedelinde çıkmıyor, listeyi işleyecek insan gücünde çıkıyor. İki bin ithalatçı adı elinizde olsa bile birinin bu firmaları eleyip doğru kişiye ulaşması, İngilizce veya Fransızca kişiselleştirilmiş temas yazması ve takip etmesi gerekiyor. Ayda otuz kırk saat dış ticaret personeli ayıramayacaksanız abonelik parası ölü yatırım olur. Ayrıca veri geçmişe bakar: bir firmanın geçen yıl ithalat yapmış olması bugün alım yapacağı anlamına gelmiyor.
Tafric
Tafric, Türk üretici ve ihracatçılarını Afrikalı alıcılarla buluşturan dikey bir B2B pazaryeri. Geniş bir küresel dizin olmak yerine tek bir ticaret koridoruna odaklanıyor, dolayısıyla listedeki firma sayısı Alibaba ölçeğinde değil. Buna karşılık alıcı talepleri kategori bazında görünür durumda: alıcı ihtiyacını yazdığında talep ilgili kategorideki tedarikçilere düşüyor ve teklif yazabiliyorsunuz. Platform erken aşamada, bugün yüzlerce kayıtlı Türk firması var.
Ücret modeli dört kademeli. Başlangıç paketi ücretsiz ve gerçekten kullanılabilir bir katman: firma profili açarsınız, firma onayından sonra bir ürün yayımlarsınız, bir ana ve bir alt kategori seçersiniz, alıcı taleplerini maskeli biçimde görürsünüz, talep bildirimini bir saat gecikmeli alırsınız, ayda bir talebin alıcı iletişimini açarsınız ve ayda iki mağaza lead kredisi kullanırsınız. Açtığınız alıcıyla mesajlaşma sınırsız. Ücretli kademeler Silver aylık 120 dolar, Gold 210 dolar ve Diamond 360 dolar; yıllık ödemede sırasıyla 960, 1.740 ve 3.000 dolar. Fiyatlar dolar üzerinden, KDV hariç, tahsilat TCMB kuruyla TL olarak ve havale veya EFT ile yapılıyor.
Paket yükseldikçe değişen şeyler net: ürün sayısı artıyor, kategori hakkı genişliyor, talep bildirimindeki gecikme kısalıyor (Silver beş dakika, Gold iki dakika, Diamond anında), aylık lead kredisi 60, 180 ve sınırsıza çıkıyor, teklif verme açılıyor ve belge doğrulama başvurusu yapabiliyorsunuz. Dürüst olmak gerekirse ücretsiz kademenin iki sınırı can sıkıcı: teklif veremiyorsunuz (tek istisna, iletişimini açtığınız talep) ve mini site yayımlayamıyorsunuz. Mavi tik konusunda da yanlış beklenti kurmayın, doğrulama rozeti belge onayıyla veriliyor ve satın alınmıyor; paket sadece başvuru hakkını açıyor. Afrika dışında bir pazar hedefliyorsanız buraya vakit ayırmayın, küresel dizinlere bakın.
Ücretsiz kamu kanalı: Kolay İhracat Platformu, Dış Talepler Bülteni, İhracatçı Birlikleri
Ücretli platformlara para vermeden önce bedava olanları kurmamak yaygın bir israf. Ticaret Bakanlığı'nın Kolay İhracat Platformu (kolayihracat.gov.tr) hedef pazar önerisi üretiyor, sektörünüzdeki küresel gelişmeleri izlemeye açıyor, Ticaret Müşavirlerinden gelen ülke bilgisini derliyor ve hedef pazarda faaliyet gösteren potansiyel ithalatçı listelerine erişim veriyor. Ücretsiz. Bu liste, ticari veri tabanlarının sattığı verinin bir kısmını karşılıksız veriyor.
Dış Talepler Bülteni ikinci ücretsiz kaynak. Yurt dışındaki Ticaret Müşavirliklerine ulaşan ithalat talepleri ve ihale duyuruları bu bülten üzerinden ihracatçıya iletiliyor. Buradaki tek maliyet disiplin: bülten her gün okunmalı ve talebe aynı gün dönülmeli. Bültendeki bir talebe üç gün sonra yazan firma neredeyse hiç cevap alamıyor.
İhracat yapabilmek için TİM çatısı altındaki İhracatçı Birlikleri'nden en az birine üye olmak zaten zorunlu, ama bu üyeliği sadece evrak işi olarak görmek yaygın. Birlikler sektörel ticaret heyeti ve alım heyeti düzenliyor, hedef ülkelerden alıcı gruplarını Türkiye'ye getiriyor, ülke raporu ve fuar duyurusu geçiyor. Birliğinizin Afrika masasıyla doğrudan konuşmak, bültende görünmeyen ikili eşleştirmeleri açabiliyor.
Destekler konusunda dikkatli olun. İnternette hâlâ e-ticaret sitesi üyelik desteği için yüzde 60 oran ve site başına yıllık sabit bir TL tavanı yazan çok sayıda sayfa var. Bu rakamların dayandığı 2573 sayılı Karar Ağustos 2022'de yürürlükten kaldırıldı ve e-ihracat destekleri 5986 sayılı Karar altında toplandı. Yurt dışı pazaryeri üyelik ve komisyon giderleri bu karar kapsamında desteklenmeye devam ediyor, parasal üst limitler her yıl güncelleniyor. Bir platforma ödeme yapmadan önce yürürlükteki genelgeyi birliğinizin devlet yardımları biriminden isteyin, blog yazılarındaki rakamlara güvenmeyin.
Ücretsiz kanalları kurmadan ücretli platforma para veren firma, aslında disiplin eksikliğini satın almaya çalışıyor.
Site olmayan iki kanal: LinkedIn ve sektörel fuarlar
LinkedIn'i ihracat sitesi başlığı altında saymak zor. Yine de Afrika'daki ithalatçıya, distribütöre ve satın alma müdürüne ulaşmanın en doğrudan yolu orası. Ücretsiz hesapla da çalışır, ancak arama filtreleri ve mesaj hakkı sınırlı. Sales Navigator Core paketi lisans başına aylık 119,99 dolar, yıllık ödemede 1.079,88 dolar; her plan 50 InMail ve 10.000 kayıtlı aday içeriyor ve Core ile Advanced planlarında 30 günlük deneme var. Denemeyi gerçekten kullanın, otuz gün bir pazarın canlı olup olmadığını anlamaya yeter.
LinkedIn'in asıl maliyeti aylık abonelikte çıkmıyor, mesajları yazacak kişide çıkıyor. Kopyala yapıştır tanıtım mesajı Afrika'da da hiçbir yere varmıyor. İşe yarayan desen şu: alıcının firmasının ne ithal ettiğini önceden öğrenmek, ilk mesajda tek bir ürün ve tek bir soru sormak, fiyat listesini ikinci mesaja saklamak. Haftada iki saatlik disiplinli bir çalışma, aylık aboneliği aylarca hak ettiren bir kanal kurabiliyor.
Fuarlar hâlâ yüksek birim değerli ürünlerde en yüksek dönüşümlü kanal ve aynı zamanda en pahalısı. Stand, ulaşım, numune ve personel kalemleri toplandığında bir yurt dışı fuarı çoğu B2B platformunun yıllık üyeliğinin katbekat üstüne çıkıyor. Yurt dışı fuar katılımı 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında destekleniyor, oranlar ve üst limitler genelgelerle güncelleniyor. Fuardan gelen dönüşün büyük kısmını fuar sonrası ilk iki haftadaki takip belirliyor; kanalların maliyet ve dönüş sürelerini daha ayrıntılı karşılaştıran bir okuma için Afrika'da alıcıya ulaşmanın kanalları yazısına bakabilirsiniz.
Türkiye'den yurtdışına en çok ne satılır, hangi platform hangi ürüne uyar
Türkiye'nin yıllıklandırılmış mal ihracatı 2026 itibarıyla 270 milyar dolar civarında seyrediyor. Sektör sıralamasında otomotiv istikrarlı biçimde başta, onu kimyevi maddeler izliyor; hazır giyim ve konfeksiyon, çelik, elektrik ve elektronik ilk sıraları paylaşıyor. Bunların ardından makine, demir çelik ürünleri, hububat ve bakliyat, mobilya, tekstil hammaddeleri geliyor. Afrika tarafında tablo biraz farklı: 2026'nın ilk yarısında kıtaya ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 artışla 11 milyar dolar seviyesine çıktı ve hacmin büyük kısmı Fas, Mısır, Libya, Cezayir ve Tunus'ta yoğunlaştı. Türkiye ile Afrika arasındaki toplam ticaret hacmi 40 milyar dolar civarında konuşuluyor.
Platform seçimi ürünün birim değerine ve standartlaşma derecesine göre değişiyor. Standart, fiyatla karşılaştırılan emtia ürünlerinde (inşaat demiri, çimento, temel kimyasallar) küresel pazaryerleri fiyat savaşına sürüklüyor; burada alıcıyı doğrudan bulmak ve navlun avantajını anlatmak daha iyi sonuç veriyor, yani veri tabanı ve LinkedIn öne çıkıyor. Teknik açıklama gerektiren makine, jeneratör ve enerji ekipmanında fuar ile fabrika ziyareti belirleyici kalıyor. Katalogla satılan, tekrar eden siparişli ürünlerde (seramik, sıhhi tesisat, mobilya, ev tekstili, gıda) pazaryeri vitrini ve talep akışı en hızlı dönüşü veriyor.
Hedef pazar da seçimi daraltıyor. Avrupa hedefliyorsanız Europages ve Kompass mantıklı, Uzak Doğu ve Körfez için Alibaba ölçeği işe yarıyor, Afrika koridorunda ise küresel dizinlerdeki alıcı yoğunluğu beklediğinizden düşük çıkabiliyor. Bir platformun genel büyüklüğü sizin pazarınızdaki büyüklüğünü göstermiyor, bu yüzden ödemeden önce hedef ülkelerinizden gelen alıcı sayısını ayrıca sorun.
Bütçeyi nasıl bölmeli ve nereden başlamalı
Pratik bir kurgu şöyle işliyor. İlk ay para harcamadan ücretsiz olan her şeyi kurun: Kolay İhracat Platformu kaydı, Dış Talepler Bülteni aboneliği, birliğinizin bülten listesi, iki üç platformda ücretsiz firma profili ve düzgün bir LinkedIn şirket sayfası. Ürün fotoğrafı, teknik föy ve İngilizce açıklamalar bu aşamada hazırlanır, çünkü hangi platformu seçerseniz seçin aynı malzemeyi isteyecekler.
İkinci ve üçüncü ayda ölçün. Her kanaldan kaç temas geldiğini, kaçının gerçek alıcı olduğunu ve kaçının fiyat sorduktan sonra kaybolduğunu basit bir tabloya yazın. Üç ay sonunda elinizde tahmin değil sayı olur. Parayı o sayıya göre, en çok gerçek temas üreten tek platformda yoğunlaştırın. İki platforma yarım bütçe koymak yerine birine tam bütçe koymak, hem sıralamada hem de tekliflerin niteliğinde fark yaratıyor.
Ödeme aşamasına geldiğinizde sözleşme okumadan imza atmayın. Otomatik yenileme maddesi, iptal bildirim süresi, paket içindeki kredilerin devredip devretmediği ve bir talebin kaç firmaya birden satıldığı en çok sorun çıkaran dört başlık. Bu değerlendirmeyi adım adım yapmak isterseniz b2b ihracat platformu nasıl seçilir yazısında ücret modelleri, alıcı trafiğini test etme yöntemleri ve para vermeden önce sorulacak sorular ayrıntılı biçimde duruyor.
Afrika koridorunu kendi ürününüz üzerinden sınamak isterseniz Tafric'te ücretsiz Başlangıç paketiyle firma profili açıp alıcı taleplerini maskeli biçimde görebilir, ayda bir talebin alıcı iletişimini açabilirsiniz. Kademeler arasındaki farkları paket karşılaştırma sayfasında yan yana görebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İhracatta müşteri bulmak için hangi siteler kullanılabilir?
Dört farklı site ailesi işe yarıyor. Küresel B2B pazaryerleri (Alibaba, Europages, Kompass, ExportHub) en geniş erişimi verir ama fiyat rekabeti yoğundur. Türkiye merkezli platformlar ve belirli bir koridora odaklanan dikey pazaryerleri daha dar liste ve daha net alıcı niyeti sunar. Trade Atlas gibi gümrük verisi servisleri ithalatçı listesi satar, pazaryeri değildir. Dördüncü grup ücretsizdir: Ticaret Bakanlığı'nın Kolay İhracat Platformu, Dış Talepler Bülteni ve İhracatçı Birlikleri.
Müşteri bulma yöntemleri nelerdir?
İhracatta yedi ana yöntem var: B2B pazaryerlerinde vitrin açmak, alıcı talebi (RFQ) platformlarında teklif vermek, gümrük verisinden ithalatçı listesi çıkarıp soğuk temas kurmak, LinkedIn üzerinden satın alma sorumlusuna doğrudan ulaşmak, sektörel fuara katılmak, Ticaret Müşavirlikleri ve İhracatçı Birlikleri kanallarını kullanmak, hedef ülkede yerel distribütör kurmak. Ürünün birim değeri seçimi belirler; düşük birim değerli tekrar eden ürünlerde dijital kanallar, yüksek birim değerli makinede fuar ve saha ziyareti daha iyi çalışır.
Türkiye'den yurtdışına en çok ne satılır?
Türkiye'nin yıllıklandırılmış mal ihracatı 2026 itibarıyla 270 milyar dolar civarında. Sektör sıralamasında otomotiv istikrarlı biçimde birinci, kimyevi maddeler ikinci sırada; hazır giyim ve konfeksiyon, çelik ile elektrik elektronik ilk sıraları paylaşıyor. Afrika özelinde tablo değişiyor: inşaat malzemesi, gıda, mobilya, ev tekstili, jeneratör ve tarım makineleri öne çıkıyor. Güncel aylık kırılım için TİM'in ihracat rakamları sayfasına bakabilirsiniz.
Ücretsiz ihracat siteleri gerçekten işe yarıyor mu?
Ücretsiz listeleme görünürlük sağlar, tek başına sipariş getirmesi seyrektir. Ücretsiz profiller çoğu platformda sıralamada geride kalır ve alıcının iletişim bilgisine erişim kısıtlanır. Buna karşılık ücretsiz kamu kanalları (Kolay İhracat Platformu, Dış Talepler Bülteni) gerçek ithalatçı listesi ve gerçek talep verir, bunların maliyeti sadece zaman. Makul sıra, ücretsiz katmanları üç ay disiplinli kullanmak ve parayı ancak gerçek talep akışı gördüğünüz platformda harcamak.
Potansiyel müşteri nasıl bulunur?
İki yönlü çalışın. Gelen yönde bir veya iki platformda düzgün bir vitrin kurun: ürün fotoğrafı, teknik föy, sertifika ve İngilizce açıklama olmadan hiçbir platform sizi öne çıkarmaz. Giden yönde gümrük verisi veya Kolay İhracat Platformu listelerinden hedef ülkedeki ithalatçıları çıkarın, LinkedIn'den doğru kişiye ulaşın ve ilk mesajda tek bir ürünle tek bir soru sorun. Yanıt oranını en çok yükselten şey, ilk temasta varış limanına kadar fiyat, minimum sipariş miktarı ve teslim penceresi vermek.


