İÇİNDEKİLER
Bir B2B ihracat platformuna yıllık üyelik ödeyen firmaların önemli bir kısmı ikinci yıl yenilemiyor. Bunun sebebi çoğunlukla platformun kötülüğü olmuyor. Seçim en baştan yanlış soruyla yapılıyor. Firma "hangi site en iyisi" diye soruyor, oysa cevaplanması gereken soru "benim ürünüm, hedef pazarım ve ekip kapasitem için hangi model çalışır".
Bu yazı platform isimleri saymıyor. Hangi sitelerin var olduğunu ve ne iş gördüklerini merak ediyorsanız ihracatta müşteri bulmak için hangi siteler yazısı o listeyi tek tek geziyor. Burada bir karar çerçevesi kuruyoruz: ücret modelleri ve gizli maliyetleri, alıcı trafiğinin gerçekliğini ödeme yapmadan ölçme yolları, dolandırıcılık sinyalleri, sözleşme maddeleri ve ilk 90 günün planı.
B2B platformları nelerdir, kaç farklı model var?
B2B ihracat platformu denince akla tek bir yapı geliyor ama pratikte dört farklı iş modeli var ve her biri sizden farklı bir şey bekliyor. Vitrin modeli: firma ve ürün profili açarsınız, platform sizi arama sonuçlarında listeler, alıcı sizi bulur. Talep modeli: alıcı ihtiyacını yazar, platform bu talebi ilgili kategorideki tedarikçilere dağıtır, siz teklif verirsiniz. Veri modeli: platform alıcı listesi satar, temasa siz gidersiniz. İşlem modeli: sipariş, ödeme ve lojistik platform üzerinden akar, platform komisyon alır.
Çoğu büyük platform bu modellerin ikisini veya üçünü birlikte satıyor, bu yüzden karışıyor. Ayırt etmenin pratik yolu şu soruyu sormak: bu platformda ilk teması kim başlatıyor? Cevap "alıcı" ise vitrin veya talep modelindesiniz ve başarınız profilin kalitesine, hızınıza ve teklifin okunabilirliğine bağlı. Cevap "ben" ise veri modelindesiniz ve başarınız tamamen soğuk temas kurabilecek insan gücüne bağlı.
Bir de coğrafi kapsam ayrımı var. Küresel dizinler her ülkeden tedarikçiyi listeler ve trafiği yüksektir, ama sizin hedef ülkenizdeki alıcı yoğunluğunu göstermezler. Belirli bir ticaret koridoruna odaklanan dikey platformlarda toplam trafik daha düşük, koridor içindeki alıcı niyeti daha net olur. Türkiye ile Afrika arasında çalışan bir üretici için bu ayrım kritik, çünkü küresel bir dizinde göründüğünüz kategori Çinli ve Hintli tedarikçilerle dolu olabilir.
En iyi B2B sitesi hangisidir?
Bu sorunun tek cevabı yok ve tek cevap veren her kaynak size bir şey satmaya çalışıyor. Ürün grubunuz standart ve fiyatla karşılaştırılabilir bir emtia ise en büyük pazaryeri sizi fiyat savaşının ortasına atar. Ürününüz teknik açıklama gerektiriyorsa alıcının içeriden bir mühendisle konuşabildiği ortam daha iyi çalışır. Hedef pazarınız tek bir kıtaysa o koridora odaklı bir platform, dünya çapında bir dizinden daha az temas ama daha yüksek dönüşüm üretebilir. Kararı sizin ürününüzü arayan alıcı sayısı belirliyor; listedeki toplam firma sayısı tek başına bir şey söylemiyor.
Ücret modelleri ve her birinin gizli maliyeti
Dört ücret modeli var ve her birinin fatura edilmeyen bir maliyet kalemi bulunuyor. Bu kalemi baştan hesaba katmayan firma, yılsonunda platformun neden "pahalı geldiğini" anlamıyor.
Modelleri karşılaştırırken hesaba katılması gereken ortak bir kalem daha var: personel zamanı. Bir platformu canlı tutmak ayda ortalama on beş ile yirmi saat arasında iş çıkarıyor. Ürün açıklamalarının güncellenmesi, gelen taleplere aynı gün dönülmesi, teklif hazırlanması ve takip mesajları bu sürenin içinde. Aylık maliyeti hesaplarken abonelik bedeline bu saatlerin karşılığını da ekleyin. Çoğu firmada asıl fatura burada, çünkü kimsenin sorumlu tutulmadığı bir platform hesabı üç ay içinde ölüyor ve ödenen para kullanılmadan yanıyor.
Yıllık üyelik
En yaygın model. Sabit bir bedel ödersiniz, kontenjan dahilinde ürün yayımlarsınız ve teoride sınırsız temas alırsınız. Gizli maliyeti reklam. Büyük pazaryerlerinde yeni açılan bir mağaza organik olarak neredeyse hiç görünmez, çünkü sıralama satış geçmişine ve platform içi reklam harcamasına bakar. Üyelik bedelinin üstüne aylık bir reklam bütçesi koymayı planlamıyorsanız ilk altı ay büyük ihtimalle sessiz geçer. İkinci gizli maliyet katalog hazırlığı: profesyonel ürün fotoğrafı, İngilizce teknik föy ve çeviri, tek seferlik olsa da gerçek bir kalem.
Lead veya kredi başına ödeme
Platform size bir talebi veya alıcının iletişim bilgisini krediyle satar. Adil görünür, çünkü kullandığınız kadar ödersiniz. Gizli maliyeti aynı talebin kaç firmaya birden satıldığı. Bir talep otuz tedarikçiye açılıyorsa krediyle aldığınız şey bir ayrıcalık sayılmaz; sıradaki otuzuncu teklif olma hakkını satın almış olursunuz. İkinci risk kredi süresi: birçok platformda krediler dönem sonunda yanıyor, dolayısıyla yılın yoğun olmayan aylarında ödediğiniz para kayboluyor. Satın almadan önce paketteki kredi sayısını, kredilerin devredip devretmediğini ve bir talebin kaç firmaya dağıtıldığını yazılı isteyin.
Komisyon
İşlem platform üzerinden akar ve platform sipariş bedelinden pay alır. Nakit akışı açısından en rahat model, çünkü satış olmadan ödemezsiniz. Gizli maliyeti ikili: birincisi, komisyon oranı yüzde birkaç bile olsa ihracat marjlarında ciddi bir dilim; ikincisi, platformun sizi alıcıyla doğrudan konuşmaktan alıkoyan kuralları. Uzun vadeli distribütörlük ilişkisi kurmak istiyorsanız her siparişte komisyon ödemeye devam etmek anlamsızlaşır. Sözleşmede ilişkinin platform dışına taşınmasını yasaklayan bir madde var mı, mutlaka bakın.
Freemium
Ücretsiz bir katman vardır, ücretli katman görünürlük ve temas hakkı satar. Gizli maliyeti beklenti yönetimi. Ücretsiz katmanda profil açan firma çoğunlukla hiç temas almaz, bundan platformun ölü olduğu sonucunu çıkarır ve bırakır. Oysa ücretsiz katmanın asıl işi, platformun canlı olup olmadığını size göstermek. Kendi başına temas getirmesi beklenmemeli. Doğru kullanım şu: ücretsiz katmanda alıcı talebi akıp akmadığını, taleplerin hangi ülkelerden geldiğini ve sizin kategorinizde talep olup olmadığını üç ay boyunca izleyin. Ücretli katmanı bu gözlemden sonra açın.
B2B ücretleri ne kadar tutuyor?
Dürüst cevap: çoğu platform fiyatını yayımlamıyor. Büyük küresel pazaryerlerinin satıcı sayfaları bile paket bedeli yerine iletişim formu gösteriyor ve teklifi satış ekibi veriyor. Yayımlanan az sayıdaki örnekten yola çıkarsak aralık çok geniş: profesyonel ağ araçlarının satış paketleri lisans başına aylık yüz dolar civarında başlıyor, küresel pazaryerlerinin yıllık üyelikleri için kamuya açık kaynaklarda bin dört yüz dolar ile altı bin dolar arasında rakamlar geçiyor, koridora odaklı küçük platformlar aylık on dolarla üç yüz altmış dolar bandında çalışabiliyor. Rakam sormaktan çekinmeyin ve sözlü fiyat kabul etmeyin.
Alıcı trafiği gerçek mi? Ödeme yapmadan test etmenin yolları
Bir platformun en çok abarttığı şey alıcı sayısı. "Milyonlarca alıcı" ifadesi hiçbir şey ifade etmiyor, çünkü önemli olan sizin kategorinizde ve sizin hedef ülkenizde geçen ay kaç gerçek talep açıldığı. Bunu ölçmenin ücretsiz yolları var.
Birincisi platformun kendi arama motorunu alıcı gibi kullanmak. Kendi ürününüzü hedef ülkenizden aratın ve kaç tedarikçi çıktığına bakın. Çok az çıkıyorsa alıcı da bulamıyor demektir. Çok fazla çıkıyorsa girdiğiniz an kalabalığın içinde kaybolacaksınız. İkinci adım listelenen firmaların profillerine bakmak: son güncelleme tarihleri, ürün fotoğraflarının kalitesi ve profillerin doluluğu platformun canlı olup olmadığını dakikalar içinde gösteriyor. Yarısı boş ve üç yıldır güncellenmemiş profillerse trafik iddiası havada kalır.
Üçüncü yol platformun kamuya açık talep akışına bakmak. Talep modeliyle çalışan platformlarda talepler genellikle kısmen görünür olur: başlık, kategori, ülke ve tarih. Son otuz günde kendi kategorinizde kaç talep açıldığını sayın. Sıfırsa cevabınız hazır. Dördüncü yol bağımsız trafik verisi: platformun alan adını herkese açık bir web analiz aracında aratıp aylık ziyaretçi sayısına ve ziyaretçilerin hangi ülkelerden geldiğine bakabilirsiniz. Trafiğin yüzde sekseni tedarikçi ülkelerinden geliyorsa o platform alıcı değil satıcı topluyor.
Beşinci ve en doğrudan yol satış temsilcisine sormak. Bir demo görüşmesinde şu üç veriyi isteyin: geçen ay sizin ana kategorinizde açılan talep sayısı, bu taleplerin ülke kırılımı, bir talebin ortalama kaç tedarikçiye iletildiği. Rakam veremeyen veya konuyu değiştiren bir temsilci size en net cevabı zaten vermiş olur.
Platformun kaç tedarikçisi olduğu sizi ilgilendirmiyor. Sizin kategorinizde geçen ay kaç alıcı talebi açıldığı ilgilendiriyor.
Sahte alıcı riski ve platformun filtresi
Her B2B platformunda sahte alıcı vardır, önemli olan platformun bunu ne kadar filtrelediği. Değerlendirme yaparken alıcı tarafında hangi doğrulamanın yapıldığını sorun: e-posta doğrulaması mı, telefon doğrulaması mı, firma kaydı kontrolü mü? Kurumsal e-posta zorunlu mu, yoksa ücretsiz posta hesabıyla talep açılabiliyor mu? Bu sorular platformun talep kalitesini kredi harcamadan önce tahmin etmenizi sağlıyor.
Klasik dolandırıcılık deseni her platformda aynı işliyor: alıcı gibi görünen taraf tedarikçiden para istiyor. Kayıt ücreti, ihale teminatı, avukatlık masrafı, gümrük ön ödemesi veya numune kargo bedeli adı altında gelen her ödeme talebi sahte. Gerçek alıcı sizden mal satın alır, size para göndermek için sebebi vardır ama sizden para istemek için yoktur. İkinci desen, tanınmış bir firmanın adına benzeyen (çoğunlukla tek harf değiştirilmiş) bir alan adından gelen sipariş e-postası ve son anda değişen banka hesabı bilgisi. Bu tuzakların ayrıntılı dökümü ve akreditif tarafındaki sahtecilik işaretleri için Afrika'da alıcıya ulaşmanın kanalları yazısındaki bölüme bakın.
Platformun kendi iddialarını da aynı şüpheyle okuyun. Ana sayfada yazan tedarikçi ve alıcı sayıları çoğu zaman kayıt sayısı, aktif kullanıcı sayısı olmayabilir. Referans olarak gösterilen firmaların birine doğrudan ulaşıp sonuç alıp almadıklarını sormak beş dakikanızı alır ve pazarlama sayfasının anlatmadığı şeyi anlatır. Türkiye'de aynı sektörden bir iki firmaya sormak da işe yarıyor; ihracatçılar bu konuda genellikle açık konuşuyor, çünkü aynı platformda birbirlerinin rakibi olmaları durumu değiştirmiyor.
Platform seçerken sorulacak ek bir soru daha var: bir alıcı şikâyet edildiğinde ne oluyor? Bazı platformlarda şikâyet mekanizması yok, bazılarında var ama işletilmiyor. Kullanılan kredinin sahte çıkan bir talepte iade edilip edilmediğini sözleşmede arayın. İade politikası olan platform, talep kalitesini kendi kasasıyla garanti ediyor demektir.
Sektör, hedef pazar ve sözleşme uyumu
Platformun sizin sektörünüze uygunluğunu ölçmenin en hızlı yolu kategori ağacına bakmak. Ürününüz için doğru bir alt kategori var mı, yoksa "diğer sanayi ürünleri" gibi bir çöp kutusuna mı düşüyorsunuz? Alıcılar kategoriden gezerek arıyorsa yanlış kategoride görünmek sıfır temas demek. Aynı şekilde platformun kaç kategori seçmenize izin verdiğine bakın: tek kategoriyle sınırlıysanız ve ürün gamınız geniş se, gamın büyük kısmı görünmez kalacak.
Hedef pazar uyumu için dil ve ödeme alışkanlıklarına bakın. Frankofon Batı Afrika'ya satacaksanız platformun Fransızca yüzü olup olmadığı doğrudan dönüşümü etkiliyor. Alıcıların akreditif veya vesaik mukabili çalıştığı pazarlarda platformun "güvenli ödeme" ürünü çoğu zaman işe yaramıyor, çünkü gerçek ticaret banka üzerinden akıyor. Platformun lojistik ve gümrük tarafında ne sunduğunu da abartmayın; bu hizmetler genellikle üçüncü taraflara yönlendirme oluyor.
Sözleşme tarafında dört madde en çok sorun çıkaranlar. Otomatik yenileme: birçok platform yıllık üyeliği sessizce yeniliyor ve iptal için belirli bir gün önceden yazılı bildirim istiyor. Bu süreyi takviminize bugünden yazın. İptal ve iade: yılın ortasında bırakırsanız kalan aylar iade ediliyor mu, yoksa yanıyor mu? Fiyat artışı: yenilemede oranın nasıl belirlendiği yazılı mı? Veri sahipliği: platform üzerinden konuştuğunuz alıcıların bilgisini dışarı çıkarabiliyor musunuz, yoksa ilişki platformun mülkü mü?
Bir de para birimi ve vergi ayrıntısı var. Fiyat dolar üzerinden verilip tahsilat TL yapılıyorsa hangi kurun kullanıldığını (genellikle TCMB kuru) ve KDV'nin dahil olup olmadığını faturadan önce netleştirin. Ödeme yöntemi de önemli: bazı platformlar yalnız havale ve EFT kabul ediyor, kart veya taksit yok. Bu bilgiyi satın alma onayı almadan önce muhasebenize söylemek, sonradan çıkan sürprizleri önlüyor.
Para vermeden önce sorulacak sorular
Demo görüşmesine hazırlıksız girmeyin. Sorulacak sorular kabaca beş öbekte toplanıyor ve hepsinin yazılı cevabını isteyin.
Trafik ve talep tarafında şunları sorun: geçen ay benim ana kategorimde kaç alıcı talebi açıldı, bu taleplerin ülke kırılımı ne, bir talep ortalama kaç tedarikçiye iletiliyor, alıcıların ne kadarı doğrulanmış firma hesabı. Ücret tarafında: paketin tam bedeli ne, KDV dahil mi, hangi para biriminde faturalanıyor, tahsilat hangi kurla yapılıyor, paket içinde kaç kredi veya kaç ürün hakkı var, krediler devrediyor mu, üstüne reklam harcaması gerekiyor mu ve tipik aylık bütçe ne kadar.
Sözleşme tarafında: süre ne, otomatik yenileniyor mu, iptal için kaç gün önce bildirim gerekiyor, yıl ortasında bırakırsam iade var mı, yenilemede fiyat nasıl belirleniyor, alıcı iletişim bilgilerini dışarı aktarabiliyor muyum. Doğrulama tarafında: alıcı hesapları nasıl doğrulanıyor, sahte çıkan bir talepte kredim iade ediliyor mu, tedarikçi doğrulama rozeti nasıl veriliyor ve ücretli mi. Son öbek çıkış tarafında: hesabımı kapatırsam profilim ve ürünlerim arama motorlarında kalmaya devam ediyor mu, verilerimi indirebiliyor muyum.
Bu soruların cevabını sözlü almayın. Satış temsilcisinin telefonda söylediği kredi sayısı ile sözleşmede yazan sayı farklı olduğunda geçerli olan sözleşmedir. Cevapları e-postayla isteyin ve gelen e-postayı sözleşme dosyasıyla birlikte saklayın.
İlk 90 gün: tek platformu ciddiyetle denemek
Bütçeyi üç platforma bölmek en yaygın hata. Hiçbirinde görünür olamazsınız, hiçbirinde yeterli teklif yazamazsınız ve üç ay sonra hangisinin çalıştığını bilemezsiniz. Doğru kurgu tek platforma tam bütçe ve tam dikkat vermek.
İlk otuz gün hazırlık. Ürün fotoğraflarını çekin, teknik föyleri hedef pazarın dilinde hazırlayın, sertifikaları tarayın, minimum sipariş miktarınızı ve tipik teslim sürenizi netleştirin. Profili doldururken kategori seçimine en az fiyat pazarlığı kadar zaman ayırın, çünkü yanlış kategori tüm yılı boşa çıkarabiliyor. Bu otuz günde varsa ücretsiz katmanda kalın ve talep akışını izleyin.
Otuz birinci günden itibaren ölçüm. Her gelen temas için dört şeyi kaydedin: hangi ülkeden geldi, gerçek bir firma mı, ne kadar miktar sordu, teklif gönderdikten sonra ne oldu. Basit bir tablo yeter. Teklif gönderirken her seferinde aynı dört bilgiyi verin, yani varış limanına kadar CFR fiyat, minimum sipariş miktarı, gün cinsinden teslim penceresi ve verilecek belgelerin listesi. Bu dördü olmayan teklif alıcının karşılaştırma tablosuna giremediği için yanıtsız kalıyor.
Halihazırda üç dört platformda hesabınız varsa temizlik yapın. Her birinde son altı ayda kaç gerçek temas geldiğini çıkarın, hiç temas gelmeyenleri kapatın veya ücretsiz katmana düşürün, kalan bütçeyi tek bir yerde toplayın. Kapattığınız platformlarda profilinizi silmeden önce otomatik yenileme maddesini kontrol edin; iptal bildirimi süresi geçtiyse bir yıl daha faturalanabilirsiniz. Bu temizlik genellikle yeni bir platforma başlamaktan daha çok para kazandırıyor.
Doksanıncı günde karar verin. Elinizde gerçek firma sayısı, ortalama sipariş büyüklüğü ve yanıt oranı olur. Hiç gerçek temas gelmediyse platformu bırakın, ısrar etmeyin. Temas geldi ama teklifleriniz cevapsız kaldıysa sorun platformda değil teklifin içeriğinde olabilir, önce onu düzeltin. Temas geldi ve görüşmeler ilerlediyse ücretli kademeye geçme zamanı gelmiştir. Bu döngüyü yılda bir kez ikinci bir platformla tekrarlayın, böylece iki yıl sonunda tahmine değil kendi verinize dayanan bir kanal karışımınız olur.
Tafric'te ücretsiz Başlangıç paketi tam da bu 90 günlük deneme için kullanılabilir bir katman. Firma profilinizi açar, onaydan sonra bir ürün yayımlar, bir ana ve bir alt kategori seçer, Afrikalı alıcıların taleplerini maskeli biçimde görürsünüz. Ayda bir talebin alıcı iletişimini açma ve iki mağaza lead kredisi hakkınız var, açtığınız alıcıyla mesajlaşma sınırsız. Ücretsiz kademede teklif veremediğinizi ve talep bildirimini bir saat gecikmeli aldığınızı baştan bilin. Kademeleri ve fiyatları paket karşılaştırma sayfasında görebilir, denemeye ücretsiz firma kaydıyla başlayabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
En iyi B2B sitesi hangisidir?
Herkes için geçerli tek bir cevap yok. Standart, fiyatla karşılaştırılan emtia ürünlerinde en büyük pazaryeri sizi fiyat rekabetinin ortasına atar. Teknik açıklama gerektiren ürünlerde alıcının mühendisle konuşabildiği ortam daha iyi çalışır. Hedef pazarınız tek bir kıtaysa o koridora odaklı bir platform daha az temas ama daha yüksek dönüşüm üretebilir. Karar, platformun toplam tedarikçi sayısına değil sizin kategorinizde açılan alıcı talebi sayısına bakmalı.
B2B platformları nelerdir?
Dört iş modeli var. Vitrin modelinde profil açarsınız ve alıcı sizi bulur. Talep modelinde alıcı ihtiyacını yazar, platform bunu ilgili tedarikçilere dağıtır ve siz teklif verirsiniz. Veri modelinde platform ithalatçı listesi satar, temasa siz gidersiniz. İşlem modelinde sipariş ve ödeme platform üzerinden akar, platform komisyon alır. Büyük platformlar bu modellerin birkaçını birlikte satar; ayırt etmek için ilk teması kimin başlattığına bakın.
B2B ücretleri ne kadar?
Çoğu platform fiyatını yayımlamıyor, teklifi satış ekibi veriyor. Yayımlanan örneklere bakıldığında aralık geniş: profesyonel ağ araçlarının satış paketleri lisans başına aylık yüz dolar civarında başlıyor, küresel pazaryerlerinin yıllık üyelikleri için kamuya açık kaynaklarda bin dört yüz ile altı bin dolar arasında rakamlar geçiyor, koridora odaklı küçük platformlar aylık on dolarla üç yüz altmış dolar bandında çalışabiliyor. Üyelik bedelinin üstüne platform içi reklam ve katalog hazırlığı maliyetini de ekleyin.
Türkiye'de hangi B2B şirketler var?
Türkiye kaynaklı ihracatçı platformları, Türk firmalarını yabancı alıcıya listeleyen dizinler ve belirli bir ticaret koridoruna odaklanan dikey pazaryerleri olarak ayrılıyor. Bunların yanına gümrük ve konşimento verisi satan ithalatçı veri tabanları ile Ticaret Bakanlığı'nın ücretsiz Kolay İhracat Platformu ekleniyor. Hangi platformun ne iş gördüğünü ve ücret modellerini tek tek karşılaştıran bir liste için ihracatta müşteri bulmak için hangi siteler kullanılabilir başlıklı rehbere bakabilirsiniz.
Bir platformun alıcı trafiğinin gerçek olduğunu nasıl anlarım?
Ödeme yapmadan önce dört kontrol yapın. Kendi ürününüzü hedef ülkenizden aratıp kaç tedarikçi çıktığına bakın. Listelenen profillerin son güncelleme tarihine ve doluluğuna bakın. Platformun açık talep akışında son otuz günde kendi kategorinizde kaç talep açıldığını sayın. Alan adını bağımsız bir web analiz aracında aratıp ziyaretçilerin hangi ülkelerden geldiğini görün; trafiğin çoğu tedarikçi ülkelerinden geliyorsa o platform alıcı toplamıyor demektir.


